Bir "insanlik" öyküsü

Yönetmenligini Terry George'un üstlendigi "Hotel Rwanda" modern çagin yüzünü kizartacak bir katliami konu aliyor.

Tam 10 yil önce bir Afrika ülkesi olan Ruanda’da, modern çagin yüzünü kizartacak bir katliam yasandi. 100 gün içinde yaklasik bir milyon insan katledildi. Bütün dünyanin görmezden geldigi bu katliam sirasinda bir otel müdürü olan Paul Rusesabagina, sayilari 1268’i bulan mülteciyi, müdürü oldugu Milles Collines otelinde saklamayi basardi. Bu olayi beyazperdeye tasiyan ödüllü "Hotel Rwanda" adli film önümüzdeki hafta gösterime giriyor.

Yönetmenligini Terry George'un üstlendigi filmin oyuncu kadrosunda Don Cheadle, Sophie Okonedo, Jaoquin Phoenix ve Nick Nolte yer aliyor. Olayin asil kahramani olan Paul Rusesabagina ise ekibe özel danismanlik yapti.

Filmde Paul Rusesabagina'yi canlandiran Don Cheadle'in da en iyi erkek oyuncu dalinda Oscar'a aday gösterildigini hatirlatalim.

Duydugum korku heyecandan büyüktü
Yönetmen Terry George, olayin kahramani olan Paul Rusesabagina'nin öyküsünü üç yil önce dinlediginde çok heyecanlanmis. "Bu öyle bir hikayeydi ki, tüm sinema camiasini içine çekebilecek kadar güçlüydü" diyerek anlatiyor George neler hissettigini.

Ve devam ediyor: "Utanarak söylemek zorundayim, hiçbirimizin haberi bile olmayan, bir konuydu. Ancak bunlarin disinda daha da önemlisi, bu hikaye, izleyiciye, ask, sevdigini kaybetme, korku ve cesaret duygularini tattirabilecek, herhangi birimizin basina gelebilecek, tabii böyle bir cesareti gösterebilirsek, etkileyici ve insani içine çeken bir olaydi."

George'u en çok zorlayan ise basaramama korkusu olmus. "Duydugum basaramam korkusu heyecandan daha yogundu" diye anlatiyor yönetmen.

Notlar... Notlar... Notlar...


Yönetmen Terry George, Ocak 2003’te, perdeye aktaracagi hikayenin ana mekanini daha iyi taniyabilmek ve daha ayrintili inceleme yapmak için Ruanda'ya gitti.


George, Ruanda’da bir çok yeri gezebilme ve o vahsetten Paul’un yardimiyla kurtulmayi basaran insanlarla konusma imkani buldu. Yönetmen Ruanda’yi Paul ile gezmenin önceliklerini, insanlarin ona sevgi ve hayranlikla yaklasmalarinin güzelligini, gözlerinin içindeki mutluluk isiltilarinin kelimelerle anlatilamayacagini düsünüyor.


George'un Ruanda anilari genelde oldukça pozitif olsa da ve tanistigi tüm insanlardan ilham da alsa hiçbirsey onu katliamin gerçeklestigi bir olay mahallindeki görüntülere hazirlayamazdi.


George ile yazar ve yapim sorumlusu Pearson özellikle filmin bir belgeselden çok, seyirciyi duygularin hakimiyetinde olaylarin içine çekecek ve otel Mille Collines’de, içindeki ortami hissettirecek bir film yaratmaya çalistilar.


Hotel Ruanda, genel olarak, oldukça kisisel bir hikaye ve ayni zamanda bir binanin içinde sikismis insanlari ve onlarin iliskileri üzerine yogunlasmis bir drama.